KARAMAN ADAKÖYÜ

Yakaran Gönüller Halkası

Yakaran gönüller halkasından ayrılmamak gerek  
Şayet, inanan insanlar bir dua kitabındaki duaları paylaşır ve manevî bir halka yapmış gibi her gün belli bir sıraya göre okurlarsa, o zincire dâhil olan herkesin amel defterine o dua kitabının tamamını okumuş olma sevabı yazılır.
 

Bu hakikat, İhlâs Risalesi'nde misalleriyle anlatılır; dört beş adamdan, biri gazyağı, biri fitil, biri lâmba, biri şişe, biri kibrit getirip iştirak niyetiyle bir lâmbayı yaksalar, onlardan her birinin tam bir lâmbaya mâlikmiş gibi istifade edeceği ve aydınlanacağı ifade edilir. Hazreti Üstad, bu misali verdikten sonra mealen şöyle der: "...Aynen öyle de, uhrevî amellerde ihlâs, kardeşlik ve birlik sırrı ile dayanışma ve ortak iş üretimi meydana gelir. Neticede, o ortaklıktan hâsıl olan bütün sevaplar, iştirakçilerin her birinin amel defterine eksiksiz olarak yazılır. Bu husus hakikat ehlince tespit edilmiştir. Cenab-ı Hakk'ın rahmetinin enginliği ve kereminin bolluğu bunu gerektirir." Demek ki, bin kişinin dâhil olduğu bir halkada yer almak, hasenât defterine o bin adamın hepsinin sevabını kaydettirmeye vesiledir. Bu itibarla, böyle büyük bir manevî şirketten hisse alma ve o şirketin kârına ortak olma çok mühim bir meseledir.

Bu sebeple bizler, M. Lütfî Hazretleri'nin,

"Ey tâlib-i feyz-i Hudâ gel halkaya, gir halkaya!

Ey âşık-ı nûr-i Hudâ gel halkaya, gir halkaya!"

Davetine icabet ederek, bir manevî şirkete de biz başvurmalı ve halkadaki yerimizi almalıyız.

Hasılı; dua halkaları, kalbî ve rûhî hayata sıçrama faslı gibidir.. Herhangi bir halkada gönüllerini göklere bağlamış ve kendilerini uhrevîliklere salmış zâkirler, ötede kim bilir ne kevserler ne kevserler içeceklerdir. Adanmış ruhlar, "Yakaran Gönüller"in dua halkasından hiç ayrılmamalı, ruh haleti itibarıyla bast (inşirah, neş'e ve sevinç) anlarında başkalarına şevk kaynağı olmalı, kabz (gönül darlığı) yaşadıkları zamanlarda da dostlarının kanatlarıyla uçmalı; fakat ne yapıp edip yol yorgunluğunu tazarru ve niyazla aşmaya çalışmalıdırlar. Halkanın dışında kalanlar, dışta kalmış sayılırlar; -hafizanallah- zamanla heyetten de kopup ayrılırlar. Halkanın içinde bulunanlar ise Allah Teâlâ'nın bütün halkaya teveccühü ölçüsünde sevaptan nasipdar olurlar. Onlar kalb ve ruh ufku itibarıyla tutukluk yaşadıkları anlarda bile, dâhil oldukları halkadaki arkadaşlarının sînelerinden kopup gelen inanç ritimli sesler ve rikkat yüklü iniltiler sayesinde haşyetle dolar ve canlılıklarını hep korurlar






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:


 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=